TUVALET EĞİTİMİ -( UYGULAMA) #2

…Öğlen uykularında halen kuru bez alamadığım için yine önerilenlerin aksine öğlen de bez bağlamaya devam ettim. Uykudan uyanır uyanmaz bezini birlikte attık ve külotlu yaşamımıza geri döndük. Artık dışarı çıkarken de bez bağlamıyorduk. ( başlağımızdan beri sadece 2 gün dışarıda bez bağladım.) yaklaşık 1. Ayın sonunda öğlen uykularından kuru kalktığı için birlikte uykuda bezi bırakmaya karar verdik. Bu süreçte de herhangi bir direnç ya da sıkıntıyla kaşılaşmadım. Aksine iyi ki Ela için süreci basamaklandırdığımı düşündüm.

Başlarda kakası gelince yapmaya direndiği için bez takmayı teklif ettim. Kabul etti. Beziyle birlikte lazımlığına oturup yaptı. Ağlatmadan, inatlaşmadan, bunu bir güç mücadelesine döndürmeden iş birliğiyle gerçekleştirmek istiyordum. Çünkü farkındalığı yüksek bir çocuğum olduğunu düşünüyordum. Haftada yaptığı kaka sayısı çok az olduğu için ve kakasını yapacağı zaman acıyacağı korkusunu taşıdığını bildiğimden, poposundaki çatlak nedeniyle canı yandığından bu problemleri lazımlığı öğrendiği ilk günlere taşımak ve negatif bir algı oluşturmak istemedim. İyi ki de yapmamışım çünkü zamanı gelince bezsiz olarak da oturup yapmaya başladı ve sandığım kadar da uzun bir süre olmadı.

Hemen burada bir parantez daha açıp bir gereksiz endişeyi daha bertaraf edeyim isterim. O da lazımlığa alışan çocuğu klozete alıştırmak da bir süreç ister yanılgısı. İster istemesine ama sanıldığı kadar sıkıntı doğuracak bir süreç değildir bu. ‘Eğitim önce çocuğun kendi tuvaletinde başlar, daha sonra diğer tuvaletlere geçilir.’ Sözü şöyle dursun hem lazımlığı hem de banyoyu her zaman ulaşılabilir kıldım. Hatta bazen klozete yapmayı bazen lazımlığa yapmayı teklif ettim. Kaka için genelde hep lazımlığı teklif ediyorum çünkü bacakları daha rahat katlanıyor ve çömelmek kaka yapmak için daha rahat bir pozisyon. Artık lazımlığı yanımda taşımasam bile herhangi bir tuvalete çişini yapabiliyor. Yine de ben lazımlığını her yere taşımaya özen gösteriyorum. Sanırım hijyen açısından. Bir de uzun süreli tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu yaşadığımız için onun korkusuna olabilir.

Kaka, bezine de yapsa lazımlığa da yapsa halen çok büyük sorun teşkil ettiğinden konu hakkında birkaç kitaptan faydalanmaya çalıştık. Ela’daki kaka problemi tam olarak psikolojik kaynaklı değil aynı zaman da fizyolojikti de. Bu nedenle psikolojik boyutunu düzeltmeye çalışırken fizyolojik sıkıntılarını da gidermek için farklı yöntemler denemeye başladık. Poposundaki çatlakları tedavi etmeye ve yemek yeme, lifli gıdalar tüketme sorununu da çözüm bulmaya çalıştık. Konu hakkındaki yazı dizime buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.  ‘Güle Güle Kakalar’ isimli kitap benim öğrencilik yıllarımdan vardı. Ancak beklediğim etkiyi tam yaratmayınca ben de ‘Kaka Yaparken Acıtıyor’ isimli kitabı aldım. Bu kitaptaki Ryan, Ela ile tamamen aynı sıkıntıları yaşayan bir çocuk. Ancak kitap kızımın yaşına çok uygun değil. Yazan herşeyi anlaması çok mümkün değil. Bu nedenle ‘Teo’nun Kaka Kitabı’da kitaplığımızda yerini aldı. Sonuçta Ela üç kitabı da çok sevdi ancak kaka yaptırmak için bu üç kitabı arka arkaya okuyup kitaptaki kahramanlarla özdeşim kurmasını sağlamak gerekti. Çok şükür bugün bu günler de geride kaldı ancak halen daha zaman zaman başvurduğum kitaplardandır bu üç kitap. Benzer sorun yaşayan herkese önerebilirim.

unnamed (2)

Kitaplardan bahsetmişken başlarken tuvalet ile ilgili kitaplardan temin edilmesini herkese öneririm. Bizim kitaplığımıza bulunan iki tuvalet eğitimi kitabı daha var. Birincisi ‘sesli tuvalet eğitimi’ isimli, 5 adımda tuvaleti genel hatlarıyla anlatan bir kitap. Her adımın sonunda bir soru ve kapakçıklar var. Yalnızca bir seçenek doğru. Doğru kapakçığı kaldırınca alkış ve tezahurat sesleri duyuluyor. İçerisinde anne babalar için de küçük bir el kitapçığı mevcut. İlla ki sesli bir kitap olması gerekmez ancak tuvaleti, iç çamaşırlarını, lazımlık, adaptör, tuvalet kağıdı, sifon, kazalar gibi konuları anlatan bol resimli, az yazılı tanıtım kitaplarından mutlaka olsun. Kitaplıktaki son kitabımız ‘Bir Bez Bırakma Hikayesi’ isimli kitap. Üstelik yazarı da bir çocuk. Kendi bez bırakma sürecini kaleme aldığı masal tadındaki kitapta bulabileceğiniz muadillerinin aksine bir sorunu- kaka sorunu- anlatmıyor. Bir çocuğun bez bırakma serüvenini konu ediniyor. Bu yönüyle de ilk ve tek olma özelliğini taşıyor. Lara Nur bebeğin hikayesi süper kahraman Popiş Bezini anlatıyor.

unnamed (3)

Eğitim önce kendi tuvaletiyle başlar daha sonra diğer tuvaletlere geçilir deniliyor. Tamam biz o işi taşınabilir, seyahat tipi bir lazımlıkla hallettik ama bu da oldukça büyük bir lazımlık. Öyle pek de çantaya atılacak türden değil. Bu tarz inovatif bir ürün arayışına girdiğim sırada bir ürünle karşılaştım karşılaşmasına ama bunun da üretimi yok artık. Katlanabilir, çantaya rahatlıkla sığabilir, katlandığında klasik bir kitap büyüklüğünde olan bir aparat buldum ancak halen temin edebilmiş değilim. Olur da bir gün rastlarsanız düşünmeden sepetinize atınız. Bir yerde lazım olur. Bunu da umumi tuvaletlere öylece koyacak değilim elbette. Altına mutlaka bir tek kullanımlık klozet örtüsü alırım ama her şekilde Popifiksden daha az yer kaplayacağı kesin.

Bu kadar eğitimi parçalara böldüğümü yazdıktan sonra benden gece bezini hemen bıraktığımı beklemediniz heralde. Elbette bırakmadım. Çünkü sabahları dolu dolu bez almaya devam ediyordum. Önceleri öğlen uykusu tecrübelerime güvenerek bunun çok uzun sürmeyeceğini düşündüm ama yanılmışım. Öğlen bezlemesini bırakmamı takip eden aylardan birinde- mevsim kış- gece bezini de bırakmayı denedim. Ama çocuğumun gece tuvaleti gelince söyleyeceğini düşünme gafletinde bulunduğum için hiç kaldırmadım. Sonuç: gecede 4 kere full üst baş değiştirmek zorunda kalmak. Bununla da kalmayıp 2 saatte bir kontrol etmeme rağmen hep ıslak bulmam neticesinde ne kadar ıslak kaldığını kestiremeyip sistite çanak tutmakla sonuçlanınca hemen geri beze döndüm. Sabahları kuru kalkmayı başarana kadar da gece eğitimine ara verdim. Tam 6 aylık tuvalet başarısı sonucunda bir gün Ela’ya gece bezi takacağım sırada ‘ben bez istemiyorum. Kület giyeceğim.’ Deyince asla geri çevirmedim ve külotla yatırdım. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer misali bu kez kaldıracağım dedim. İlk gün 3 saat sonra kaldırdım ve bingo altına yapmıştı ve dahası hiç rahatsız olmadan, farkına bile varmadan uykusuna devam ediyordu. Tıpkı bir önceki denememde olduğu gibi. Hemen bez teklif ettim. O da hemen kabul etti. Ancak sabah kupkuru bir bez alınca bana da bir cesaret geldi ve ertesi gün yine bezsiz yatırdım. Her seferinde tuvalete yetiştirmeyi başardım. Tamam dedim oldu bu iş. Kendi istediği için oldu derken 8. Gün hiçbirinde yetişemedim. Saat başı altına yapmış bulunca yine sistit olacağından korktum.  Bir de Ela o kadar sık aralıklarla üstünü değiştirince bir terslik olduğunu anladı ve sabaha kadar tetikte, ikimiz de uyumadan geçirdik o geceyi. Ama devam ettim. Yine de aklımda hep acaba hazır değil mi? Benim kaldırmam yanlış mı? Hiç rahatsız olmaması normal mi? diye düşünmeye başladım. Kuru kalacağı güne ertelememe ramak kala bu kadar günkü çabalarımın boşa gitmemesini, en azından 1 ay kadar bunu denemeyi istedim. O gün her kaldırdığımda tuvaletini yapmadı ama kaçırmadı da. Tam yine dedim. Oldu. Kırılma anı bekliyormuş demek ki falan ama beklediğim gibi olmadı. Hep iki ileri bir geri, herhangi bir istikrar olmaksızın devam etti.

15 günlük deneyimin ardından tuttuğum günlüğü değerlendirmeye alıp, gecenin en çok hangi saatinde kazalar olduğunu, kaç saat kaldırılmadan tutabileceğini analiz etmeye başladım. Ben bu eğitime başlarken basamaklandırdığım için uzun süreceğini biliyordum. Bu bilinç ve farkındalıkla başladığım için yaşadıklarım çok da sürpriz olmadı. Ama kendimi de kızımı da yıpratmadan bu işi halletmeye kararlıydım.

Peki ben çok mu sabır taşıyım? Hiç mi ümitsizliğe kapılmadım? Hiç mi çığrımdan çıkmadım? Hayır tabii ki. Eğitimi basamaklandırdım diye herşey güllük gülistanlık olmadı. Ela alışkanlık kazanmasından ve kazasız geçen aylardan sonra bir iki kez evde bilerek çişini koltuğa yapmaya başladı. Bu kez her zamanki gibi ağlayarak değil, benim ona hep söylediğim gibi ‘ kazalar olabilir anne. Önemi yok.’ Gibi birşeyler söyleyip üstüne bir de gülmeye başladı.  Bir gün –Ela’yı akvaryuma götürdüğümüz bir gün ( burası önemli çünkü yaşanan kazada her yerin şırıl şırıl su olmasının da bir etkisi olabilir.)- Ela kazara çişini tutamadı ve altına yaptı. Yine gülerek ve dalga geçer gibi karşılayınca benim de sinirlerim çok bozuldu ve ilk kez biraz tepkili ve yüksek sesle ‘ kaza bilmeden yapılınca olur. Bilerek çişini altına yapmak kaza değildir.’ Diye çıkıştım ve o gün hiç olmadığım kadar sabırsız ve  kaba hareketlerle Ela’nın üzerini değiştirdim. Sonrasında elbette çok çok çok üzüldüm ve kızımdan özür diledim ancak bu bir iki kez daha bilerek kazaların önüne geçmedi. ‘seyircisiz oyun bitmeye mahkumdur.’ Mottosuyla davranışının ilgimi çekmediğini gösterip, hatamı anlayınca telafi etmek için daha çok ilgi gösterdim ve bir daha bilerek kazalar yaşanmadı.

Şimdi demiyorum ki benim yaptığım doğrudur hepiniz öyle yapın. Aksine çocuğunu en iyi tanıyan sensin sevgili anne. Ona neyin iyi geleceğini, hangi yöntemin olabileceğini- size uyabileceğini en iyi sen bilirsin.  Her çocuk bu konuda kendi tuvalet eğitimi kitabını yazabilecek potansiyeldedir. O nedenle okuduğunuz her şeyi yapmak gibi bir zorunluluğunuz asla yoktur. Olmamalıdır da.  Ela’nın kardeşi olursa yine aynısını yaparım bile diyemiyorum. Bana göre bu iş tamamen çocukta bitiyor. İster bezi bırakınca uykuda, uyanık, gece, gündüz, dışarıda, evde nerede olursa olsun bırakın, ister benim yaptığım gibi aşamalandırarak bırakın hiç farketmez ama ne yapıyorsanız yapın sükunetle yapın. Üç günde bu işi çözeceğim diye gereksiz stres yapıp çocuğu da kendinizi de yıpratacaksanız bezi bıraktırmış olsanız da başka yaralar açabilirsiniz. Ya da tam tersi aşamalandıracaksanız da sürecin uzayacağını bilerek bu sabırla başlayın. ‘Aa! Sen hala gece bezliyor musun? Ama öyle önerilmiyor ki.’ vb.  görüşlerinizi de ne olur kendinize saklayın. Bu işin doğrusu  da yanlışı da çocuğuna göre değişir. Aslolan onu tanıyıp, ihtiyacına en uygun yöntemi seçmeyi denemektir. Niyetiniz o kişiyi rahatlatmaksa eğer o vakit önce kararına saygı duymakla başlar herşey.

Tuvalet eğitimi hakkındaki diğer yazılarım,

Tuvalet Eğitimi – Başlarken

Tuvalet Eğitimi – Olası Sorunlar

Tuvalet Eğitimi- Uygulama 1

Keyifli okumalar.

logoo selin cocuk-gelisimi

Değerli yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s